2 Ekim 2017 Pazartesi

ORTA SAHA ETKİSİZ KALDI (Beşiktaş-Trabzonspor)

Son iki haftada kazanılan 1 puan ile lider ile olan fark 5’e çıktı.  Şampiyonlar Liginde yapılan 2’de 2 oyuncuların daha çok kafalarının bu sene Avrupa maçlarında olduğunu gösterebilir. Bu sene öncelik hedefte o zaten. Ancak ligde de ipin ucunu da sağlam tutmak gerekir. Puan kayıpları tabi ki olacak ama Vodafone Arena’da kaybedilecek her puan bu vakitten sonra ekstra olur.

Geçen haftadan 3 cezalı futbolcunun olmasına rağmen bugün 11’ler açıklandığında Beşiktaş’ımızın ne kadar kaliteli kadrosunun olduğunu bir kez daha gördük. Ama kaliteli kadronun yanında birbiriyle oynamaya alışkın olmayan oyunculardan bir 11 oluşmuştu. Oğuzhan, Atiba, Quaresma’nın eksikliğinde Tolgay, Medel, Lens’le başlamak doğruydu. Ancak birde üstüne Negredo’nun Cenk’in yerine başlaması ne kadar doğruydu tartışılır?

Trabzonspor aynı geçen hafta Fenerbahçe’nin yaptığı gibi orta sahayı kalabalık tutarak oyunu kendi lehine çevirmek istedi. Tolgay ve Medel’in orta sahadaki etkisizliği Trabzonspor’un bu noktada hâkimiyet kurmasını sağladı. Beşiktaş’ın orta sahası etkisiz kalınca Babel, Lens, Negredo ilk yarı boyunca varlık gösteremediler. Sazı tek başına Talisca eline aldı. Hem orta sahada hem de hücum hattında bireysel yeteneklerini göstermeye çalıştı. Attığı golle de ilk yarının Beşiktaş adına en iyisiydi.

İkinci yarıya Medel-Gökhan değişikliğiyle başlandı. Medel’in ilk yarıdan sarı kartı olsa da yedekte herhangi bir orta saha alternatifi yokken Medel’in tüm gücünden yararlanılmalıydı. Orta saha belki Medel-Tolgay ikilisiyle aksasa da Necip-Medel pozisyon değişikliği ikinci yarı için daha doğru bir başlangıç olabilirdi. Zaten orta saha etkili değilken Caner ve Gökhan’ı etkin kullanamadı Beşiktaş. Hal böyle olunca top kanatlara inmedi, Negredo’ya top gelmedi. Tıp ki ilk golde olduğu gibi gene uzaktan Lens’in attığı gol ile öne geçildi.

Beşiktaş öne geçtikten sonra sahada tam bir Fabri esintisi vardı. Sağlı sollu çıkardığı toplar ile belki de Beşiktaş’ın Vodafone Arena’da ki ilk mağlubiyetinden kurtardı. Bu kurtarışları galibiyeti de getirebilirdi eğer Lens karşı karşıya o golü atsaydı. Kaçan pozisyon sonrası gol yenilse de Fabri o pozisyonda da topa müdahale etmeyi başardı ancak olmadı.


Milli maç arasına galibiyetle gitmek güzel olurdu ancak bu iki haftada alınan 5 puanlık kayıp takımı hiç şüphesiz lige de ağırlıklarını koymalarını sağlayacaktır.  

Talisca'nın gol sevinci ( son düdük )

24 Eylül 2017 Pazar

FACİA (Beşiktaş - Fenerbahçe )

1- Tansiyon yükseldikçe bu oyunun Beşiktaş’ımıza yaramadığını oyuncuların artık görmesi gerekir. Oyunda ki sertliğe sertlikle cevap vermek yerine karakteristik özelliği olan sakin oyunu oynaması gerekirken tam tersine oyun içinde agresifleştikçe işler sarpa sarıyor hele böyle hakemler olduğu sürece.

2- Maçın şeklini orta sahada ki üstünlük belirleyecekti. Atiba-Oğuzhan-Talisca’nın yapacağı işler Beşiktaş’ın oyununu belirlerken, rakibin ekstra bir orta sahayla maç çıkması orta sahada onları kalabalıklaştırdı. Rakipte 5’li bir orta saha oluşurken onları Atiba ve Oğuzhan karşıladı. Orta sahada üstünlük kurulamadı.

3- Babel ve Quaresma’da rakibi karşılamak için içe doğru girdikçe Beşiktaş’ımız kanatlarıda kullanamadı.

4- Talisca’nın etkisiz oyunu ile birlikte ikinci yarı Tolgay hamlesiyle orta saha hâkimiyeti sağlanır diye düşünülürken maçın 43.dakikasıyla birlikte bir facia başladı.

5- Quaresma’nın ilk sarı kartı ne kadar doğru olsa da ikinci sarı kartı bir o kadar yanlıştı.

6- Rakibinde 10 kişi ile kalmasıyla ikinci yarı doğru hamlelerle oyun Beşiktaş lehine dönebilirdi.

7- Neustadter ve Souza gibi iki orta sahadan dönme iki stopere karşı Negredo hamlesi daha erken gelebilirdi. Negredo girdikten sonra bu iki stopere karşı Cenk’in sağ çizgiye geçmesi bir o kadar yanlıştı.

8- Bir gol gelse maçın seyrinin değişeceği maçta golde geldi ancak 1 metreye yakın rakibin gerisinde olan Negredo'nun golünü vermeyen hakem akşam pozisyonu izlediğinde kendisi de video hakemin bu ülkeye gelmesini isteyecek ilk kişidir. Çünkü böyle oyunun kaderleri ile oynadıkça ne bir daha derbi yönetebilirler ne de bir maç.

9- Hakem faciası devam etti. Her teknik direktörün her maç yaptığı itiraz gibi Şenol Güneş’in de aynı şekilde yaptığı itiraza karşılık, sonuç tribüne göndermek ise bu gidişle maçlarda kenarda teknik adam kalmaz.

10- Şenol Güneş’in yaptığı itirazda o kadar haklıydı ki Pepe’nin Valbuena’ya dokunmamasına rağmen Valbuena’nın uçarak kanatlanması gözlerde kaçmadı.

11- Facia bunla da kalmadı. Hakem GÖZÜNÜN ÖNÜNDEKİ penaltı pozisyonu görmedi. Gözünün önündeki pozisyonu görmeyen hakem, video hakemin gelmesiyle kameradan pozisyonun tekrarına GÖZÜYLE bakacak olan hakemin doğru karar vermesini beklemek çok zor gibi duruyor.

12- Tüm bunlara rağmen ikinci yarı 10’a 10 oyunda baskıyı kuran Beşiktaş’ımızdı.

13- Bu takımın 10 numarası ve kaptanı olan Oğuzhan'ın maç içinde oyunda tek olumlu hareketi maç 2-0 olduktan hemen sonra santrayla birlikte dripling yaparak içe kat edip yaptığı orta ve sonucunda gelen gol.  Bu yaptığını maç içinde bir veya iki sefer yapsaydı işin rengi farklı olurdu. Oyun Oğuzhan’ın istediği gibiydi. Oğuzhan bunları yapmadığı gibi kötü oyununa rağmen 90 dakika oyunda kaldı. Üstüne 2 kritik oyuncunun Trabzon maçı öncesi atıldığını bile bile maç sonu kendisinin de Trabzon maçı öncesi kırmızı kart görmesi Beşiktaş kaptanına yakışmayacak bir hareketti.

14- Orta sahada Atiba’nın da Oğuzhan’la beraber oyundan düşmesi oraya bir değişiklik yapılması gerektiğini gösteriyordu. Orta sahanın direnci düşmüşken yapılacak Tolgay ve Necip hamleleri oyunu daha farklı bir hale sokabilirdi. Medel’in sağ bekte aksamasıyla Oğuzhan-Necip değişikliyle Necip’i sağ beke alıp Medel’i orta sahaya, oyundan düşen Atiba’yı sağ beke almaktansa kenara alıp Tolgayı oyuna alıp Babel-Cenk-Negredo üçlüsünü beslemek daha mantıklı olabilirdi.

15- Passolig denilen illeti irdelemezsek olmaz! Fenerbahçe taraftarı Başakşehir maçında Volkan Babacan’ın kafasına su şişesi atıyor. Ve şişenin atıldığı tribündeki seyirciler Beşiktaş maçına giremez diye ceza alıyor. Çok ilginçtir bu sefer Beşiktaş maçında bütün tribünler Caner Erkin’e küfür ediyor. Peki, soruyorum bu passolig ne işe yarıyor? Konyaspor maçında 15-20 Beşiktaş taraftarı sahaya girdi diye Beşiktaş’ın ilk hafta maçını seyircisiz yapan TFF, elli bin kişinin hep bir ağızdan küfür ettiği bir maçta ne ceza verecek?


16-  BEŞİKTAŞ’I ÜZMEYİN! - Süleyman SEBA

Caner Erkin Beşiktaş'lı taraftarların sevgisine diz çöküp alkışlayarak yanıt verdi ( son düdük)

18 Eylül 2017 Pazartesi

QUARESMA'YA BÖYLE BİR GOL ŞARTTI (Beşiktaş-Konyaspor)

1- Şenol Güneş, Konyaspor’u şaşırtmak adına solda Quaresma, sağda Babel ile başladı.

2- Bunun meyvesini de çok çabuk aldı. Quaresma, Caner’e açtığı koridorla golde asistin asistini yaptı.

3- Caner Erkin bu sene gösterdiği performansla sol bek pozisyonunu Adriano’ya kaptırmayacak gibi.

4- Belki de Beck’in satılması Adriano’ya Gökhan Gönül gelene kadar pozisyon açmak ve  aynı zamanda her iki bekinde ilk alternatifi olması sağlandı.

5- Medel ise bu gün defansta gösterdiği performansla Tosic’i kesebilirim sinyalini verdi.

6- Cenk’te attığı gol ile Negredo’yu biraz daha yedek bırakacak gibi duruyor.

7- Quaresma aslında 1 seneye yakındır böyle bir gol arıyordu. Geçen sene attığı 5 golün ( 4 penaltı, 1 frikik ) hepsi duran toptu. Quaresma’ ya böyle bir gol şarttı. Son zamanlardaki son vuruşlardaki etkisizliği bu gol ile son bulur da böyle goller izletmeye devam eder.

8- Tolgay da Oğuzhan'ın yokluğunda onun rolünü üstlendi. İyi de işler yaptı.

9- Bakıldığında Gökhan Gönül, Qğuzhan, Tosic gibi on bir oyuncularının olmaması, Negredo ve Lens gibi yıldız oyuncuların yedekten girmesi takımın kalite standardının ne kadar yüksekte olduğunu gösteriyor.

10- Takımda ki oyunun şeklini değiştirecek çok oyuncunun olması takımın kolay pozisyonlar bulmasını da sağlıyor. Bir de üstüne Pazartesi gününe rağmen 32.000’lik seyirci desteği Beşiktaş’ı BEŞİKTAŞ yapıyor.


Son düdük…

Ricardo Quaresma ( son düdük )

14 Eylül 2017 Perşembe

ŞAMPİYONLAR LİGİ FARKI (Beşiktaş-Porto)

Şenol Güneş deplasmandaki Avrupa maçlarında daha defansife yakın 11 ile sahaya çıkıyordu. Defansifden kasıt olarak defansın önündeki Oğuzhan-Atiba ikilisini bozup değişik varyasyon deniyordu. (Gökhan İnler-Atiba, Necip-Atiba vs.) Bu oyunlarla da etkili oluyordu ancak dün ki Porto maçı gibi oyun üstünlüğünü kabul ettiremiyordu. Dün bu da tersine döndü. Çünkü bu sefer değişiklik yapmadan Porto karşısına korkusuzca çıktı. Böylece Beşiktaş Porto'ya oyun üstünlüğünü kabul ettirdi.

Beşiktaş bu sene oynadığı 5 resmi karşılaşmada bu denli karşısındaki rakibine karşı açık oyunu hiç yakalayamamıştı. Çünkü ligdeki takımlar Beşiktaş'a karşı daha defansif oyunla sahaya çıkınca herkesin istediği o oyunu sahaya yansıtmak zorlaştı. Ancak Şampiyonlar Ligi farklı. Defansiften ziyade dengeli oyun anlayışı ve bunun dışında hücumu daha çok düşünen takımlar mevcut. Beşiktaş'ta bu sistemde Porto'ya karşı istediği oyunu sahaya yansıtabildi. Buna en basit örnek Talisca'nın ligin ilk 4 haftasında hiç topla açık alanda dribbling ederek sahada kat ettiğini görmemiştik ama dünkü maçta bunu sık sık yaptığını gördük. Zamanla Beşiktaş bu oyununu ligede yansıtacağı aşikar.

Atılan gollerdeki organizasyonlar da bir o kadar güzeldi. Quaresma her ne olursa olsun açacağı tehlikeli ortalarla bu takım halen en büyük silahı. Talisca ise Karabük maçında bi nevi son vuruşlardaki etkisizliğini geçen seneden beri gelen özelliği olan kafa golleriyle atmaya devam ediyor. Cenk ise dün Casillas'a attığı müthiş golle Şampiyonlar Ligi jeneriklerine girmeye devam edecek gibi duruyor. Negredo'nun ise Karabük maçında yaptığı servisler asiste dönüşmemişti. Ama dün Babel'in golünde yaptığı asistle bu takıma yararlı olacağını gösterdi. Negredo da tempo tutarsa Şenol Güneş'in işi zor gibi duruyor. Babel de gollerini atmaya devam ediyor. Zor zamanlarda böyle goller atması onun 11'deki yerini iyice sağlamlaştırıyor.

Etkili oyunla Şampiyonlar Ligine böyle başlamak takıma daha çok özgüven getireceği kesin. Böyle devam Kartal. Bu sene hedef daha da ilerisi.


Son düdük…

Porto 1 - 3 Beşiktaş (son düdük)

10 Eylül 2017 Pazar

YENİ TRANSFERLER YETERLİYDİ (Beşiktaş-Karabükspor

Beşiktaş’ımızda yeni transferlerin performansı Karabük maçında yetersiz olduğunu düşünülse de aksine bence yeterliydiler. Negredo’nun yaptığı iki servis; biri Talisca’nın karşı karşıya kaldığı pozisyon diğeri de Lens’e kafasıyla aşırttığı ve ofsayt olarak gol değeri kazanmayan pozisyon. Bu yaptığı servislerle maçı iki asistle tamamlayabilirdi. Ofsayt olarak geçerli olmayan pozisyonda Lens’te topu ağlara göndermişti. Yani yeni transferler o zemine rağmen bu takıma katkı yapabileceklerinin mesajını verdi.

Beşiktaş’ın attığı golün benzeri ilk yarıda gene Oğuzhan ve Babel işbirliğiyle yakalanmış ancak Karabükspor’un dün ki maçta en iyi oyuncusu Dany golü önlemişti. Oğuzhan dikine topla ilerledikçe Beşiktaş pozisyon bulma konusunda çok rahatlar. Babel de bu koşuları maç içinde çok yapan bir oyuncu. Ligi 10’nun üzerinde golle bitirmesi muhtemel gözüküyor.

KÖTÜ ZEMİN

İkinci yarıda oyunun zora girdiği dakikalarda Beşiktaş’lı oyuncuların bile penaltı olduğunu anlamadığı anda Oğuzhan topun başına geçti. Ancak golle sonuçlanamadı. Oğuzhan’ın penaltıyı atarken ki zemine bakacak olursak Türkiye 1. Lig seviyesindeki takımların artık böyle zeminlerde top oynamaması gerekiyor.

Porto maçı öncesinde defansif olarak fazla açık verilmedi. Necip’in joker tarzında bir oyuncu olması onu dün sağ bek başlamasını sağladı. Ancak bazı pozisyonlarda o kadar kolay geçilmesi oranın oyuncusu olmadığı gösterdi. Porto maçında Şenol Güneş umarım böyle bir hata yapmaz. Tosic ise sarı kartı varken böyle müdahaleler yapmaması gerektiğini artık öğrenmeli. Yerine giren Mitrovic’in hiç güven vermediğini düşünürsek daha dikkatli olması gerekir. Karabükspor ise ceza sahası içinden herhangi bir pozisyon yakalayamazken uzaktan şutlarla şanslarını denediler. Seleznyov girdikten sonra Fabri’yi en zorlayan isim oldu. Fabri, Kasımpaşa maçında uzaktan yediği golü bu sefer iyi bir zamanlamaya çıkardı.

Şampiyonlar Ligi öncesi 10 kişi kalınmış, penaltı kaçırılmış maçtan 3 puanla ayrılmak takım adına moral oldu. Porto karşısında bundan daha iyisini yaparak Şampiyonlar Ligine de güzel bir başlangıç yapma dileğiyle…


Son düdük…

Babel gol vuruşu ( son düdük )


27 Ağustos 2017 Pazar

DUR DUR! (Beşiktaş-Bursaspor)

1- Son 2 senedir Beşiktaş’ımızın oynadığı oyun rakibe üstünlüğünü kabul ettiren, skordaki fark birde ikide olsa sürekli golü arayan, oynadığı futbolla herkesi tatmin eden bir Beşiktaş vardı. Bu sezon milli takım arasına 7 puanla girilmiş olunmasına rağmen geçen senelerdeki o futbolu göremeyenler eleştirilere başladı.

2- Şuan herkesin istediği o arzulanan oyun yansıtılamasa da sahada istediğini alan bir Beşiktaş var.

3- Antalyaspor, Kasımpaşa ve Bursaspor. İsim olarak bu ligin zorlu rakipleri. Ligde ilk 10’na girebilecek düzeyde olabilecek 3 takım. Sezon başı değil de sezonun ortasında bu 3 maç peş peşe gelse herkes zorlu fikstür olduğunu kabul eder. Bu 3 maçtan sezonun ortasında 7 puanla ayrılsa herkes takdir eder.

4- Sezon başı, tekrardan lige adapte olma sürecinde bu 3 takımdan 7 puan toplayıp oynanan oyunla içi karartmak yerine herkesi umutlandırmalıdır. Milli maç arasından sonra Galatasaray’da aynı bizim gibi bu 3 maçı üst üste oynayacak bakalım onlar ne yapacak? 7 puan çıkaramazsa bu 7 puanın her ne şekilde olursa olsun kıymetini o zaman anlayacak herkes.

5-Beşikaş, beklenen oyununu yansıtacağı maçlarda gelecek. Ancak bu bir süreç gerektiriyor. Çünkü bu sene Şenol Güneş’in elinde çok geniş bir kadro oluştu.

6-Gökhan Gönül, Medel, Tolgay, Lens, Negredo böyle oyuncuları yedek bırakmak kolay olmayacak. Bu 5 adam kadroya girse yedeğe geçen o 5 adamı da yedekte oturmak kolay olmayacak. Bu noktada Şenol Güneş’e büyük yük düşüyor. Bu dengeyi oturttuğu zaman herkesin istediği Beşiktaş zaten ortaya çıkacak. Yeter ki Şenol Güneş kafasındaki 11’i şekillendirsin.

7- Şenol Güneş’in 3 haftadır Quaresma’yı oyundan alması ona ve bütün takıma bir mesaj niteliğinde. Çünkü geçen sezonun en iyisi Quaresma’yı bile yeri geldiğinde oyundan çıkartıp, bu takımda kimse vazgeçilmez değil mesajını verdi.

8- Bu 3 haftada atılan 6 golün 4’ü duran top. Bu 4 golde Vodafone Arena’da. Beşiktaş evinde organize ataklarla, direkt ve hızlı oyunla gol ve goller bulmalıydı ancak olmadı. Önceden yaptıklarımızı yapamazken, duran toplar bu sene için etkili bir hücum silahı olacağının sinyallerini verdi. Ancak yeni bir hücum silahı yaratırken bunu çeşitlendirmek gerek. Sadece ön direğe Atiba koşu yapsın arka direkte defans oyuncusu vursun şeklinde olmamalı. Bu kadar usta ayağın olduğu takımda bunu daha çok çeşitlendirmek gerekir.

9-Savunma kısmında bazı hatalar olsa da geçen sezonun sonunu bitiren defans dörtlüsü Gökhan-Marcelo-Tosic-Adriano’yken, ilk 3 maçta Beck-Pepe-Tosic-Caner. Milli takım arasından sonra Gökhan-Pepe-Vida-Adriano dörtlüsü bile karşımıza çıkabilir ve beklemek gerekir. Sürekli hale gelmediği sürece hatalar yapılır. O yüzden oyuncuların birbirleriyle oynadıkça birbirine olan güveni artar ve hatalar en aza iner.

10-Milli takım kadrosuna seçilemeyen Oğuzhan Özyakup şuan formsuz olsa da oynamayan Selçuk İnan ve oynayan Ozan Tufan’dan daha önde olan bir futbolcudur. Milli takıma seçilememek onu daha çok hırslandırmalı bir an önce eski performansına kavuşması gerekir. Çünkü Beşiktaş’ın Oğuzhan’a Oğuzhan’ın Beşiktaş’a ihtiyacı var.


11- Tosic’in Bursaspor maçında defansta kaptığı topla hızlı hücuma çıkarken Şenol Güneş’in Tosic’e ‘dur dur’ demesi ve Beşiktaş’ın hızla ilerlediği kimsenin dur diyemediği bir sezon olması dileğiyle…

son düdük...

Pepe maç sonu üçlü ( son düdük)



19 Ağustos 2017 Cumartesi

YENİ HÜCUM PLANLARI ( Beşikaş-Kasımpaşa)

Atiba’nın yokluğunda Şenol Güneş'in Kasımpaşa deplasmanına ya Medel ya da Neciple başlayacağını düşünmek yanlış olmazdı. Ancak Şenol Güneş geçen sezonun son 4-5 maçında birlikte defansın önünde oynadıklarında etkili olan Tolgay-Oğuzhan ikilisiyle başladı. Rakiplerde Atiba’nın olmadığında Beşiktaş’ın nasıl bir oyun planı ile sahada olacağını bilmiyor. Çünkü 4 senedir Atiba bu takımın vazgeçilmezi. Kadroda olmadığı zaman Beşiktaş nasıl oynayacak diye herkes kendine soruyordur. Tolgay ise Atiba’nın yokluğunda o pozisyonda etkili oldu. Ancak Oğuzhan için aynı şeyi demek yanlış olur.

İlk gol gelene kadarda yenilen golden sonrada sahada sola doğru bir eğim varmışçasına Beşiktaş sol taraftan yüklendi. Tosic ekstra bir şey yaparak Cenk’e attığı pas ve Cenk’in Babel’e asisti. Caner’in Talisca’ya asisti. Oyun sola doğru iyice kaydı üstünlükte Beşiktaş’taydı ancak o sıra golde yenildi. Ama bunun altından da çabuk kalkıldı.

Beşiktaş ikinci yarıda farkı 2’ye çıkaracak fırsatlar bulurken bunları değerlendiremedi. Şenol Güneş aslında kendi yapısına uygun olmayan 2 değişiklik birden yaptı. Oğuzhan ve Quaresma’nın yerine iki yeni transfer Medel ve Lens’i oyuna aldı. Geçen hafta skor 2-0 iken bile Necip-Quaresma değişikliği yapıp Talisca’yı kanada çeken Şenol Güneş’in bu hafta böyle değişiklikler yapması şaşırttı. Hem de deplasmanda ve öndeyken. Ama vardır bir bildiği demek lazım.

Fabri ise yediği ikinci golde ki hatası ve böyle yediği gollerdeki pozisyon hatalarına bir an önce çözüm üretmek gerekir. Kritik maçlarda böyle hatalar daha çok puan kaybına yol açabilir.
Beşiktaş, Caner’in oyunun sol tarafında ki etkinliğini, sağ tarafta Quaresma’dan kullanamadı. Caner’in takıma katılması Beşiktaş için ekstra hücum opsiyonu olsada diğer hücum planları unutuluyor. Geçen sezon hücum planı Quaresma’nın üzerinden sağlanırken maçta o kanattan tehlikeli atak bile geliştirilemedi. Oysa soldan Caner’in, sağdan Quaresma’nın ortalarıyla daha etkili olunabilirdi.


Ya Quaresma hazır değil ya da Şenol Güneş bu sene Quaresma üzerinden oyun planı düşünmüyor.

son düdük...

Lens Beşiktaş formasıyla ilk maçına çıktı. ( son düdük )